İnsan bulunan tesislerde oluşacak bir yangının erkenden algılanması, o tesiste bulunan insanların bu durum hakkında bilgilendirilmesi için uyarılması ve insanların sağlıklı bir şekilde tahliye edilmesi amacıyla yangın algılama ve uyarı sistemleri tesis edilegelmektedir. Bunun yanında belirli genel veya önemli alanlarda yangın tehlikesini büyümeden mahallî olarak bertaraf edilmesi amacıyla da otomatik yangın söndürme sistemleri tesis edilmektedir.
Endüstrileşmeye paralel olarak teknolojinin gelişimi ile erken yangın algılama teknolojileri gelişmiş ve uyarılar el zili veya insan sesi yerine 1800’lerin ortalarında telgraf ile “tehlike durumu” bir noktadan bir noktaya aktarılmıştır. Bu işlem modern zamanlarda çeşitli elektromekanik ya da elektronik sesli ve/veya ışıklı uyarı cihazları ile yapılmaya başlanmıştır. İlk dedektörler, ziller ve kontrol panelleri 1800’lerin sonlarına doğru ABD’de üretilip kullanılmaya başlanmıştır.
Daha sonraki yıllarda ise insana dolayısıyla insan hatalarına bağımlı olmayan otomatik uyarı verme özellikleriyle bazı sıcaklık algılayıcıları güvenlik amaçlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunlar belli bir sıcaklıkta eriyerek bir kontağın açılmasını sağlayan lehim alaşımlı sıcaklık detektörleri, farklı genleşme katsayılarına sahip olan iki farklı metal şeridin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bimetalli sıcaklık detektörleri ve elektropnömatik sıcaklık artış hızı detektörleri gibi sıcaklığa duyarlı cihazlardır.
1970’lerden sonra ise özellikle bugün konvansiyonel yangın algılama sistemi olarak adlandırdığımız sistemler üretilmeye başlanmıştır. 1980’lerde analog adresli cihazlar ve 1990’lardan sonra ise mikroişlemcili dağıtılmış zekâlı sistemler kullanılmaya başlanmıştır.
Günümüzde ise yangın alarm sistemi ile entegre sesli tahliye sistemleri hatta elektronik güvenlik sistemleri ile entegrasyon çatısı altında entegre güvenlik yönetim platformları büyük ve kullanıcı yükü yüksek aynı zamanda güvenlik seviyesi üst düzey tesislerde kullanılmaktadır.
Erol Erbiçer / Haziran 2017
